Haberler

LinkedIn Algoritması Sil Baştan: Video Odaklı Yeni Dönem ve Tartışmalar

Profesyonel iş dünyasının kalbi LinkedIn’de son günlerde bir gariplik seziyor musunuz? Ana sayfanız (feed) artık iş ilanlarından çok, TikTok benzeri dikey videolarla mı dolu? Ya da haftalar önce paylaşılmış bir gönderi, sanki yeniymiş gibi karşınıza mı çıkıyor? Yalnız değilsiniz. Sektör kaynakları ve son raporlar, LinkedIn algoritmasında yapılan köklü değişiklikleri ve beraberinde getirdiği tartışmaları gün yüzüne çıkardı.

Özellikle “Wear The Pants” (#PantolonGiy) adı verilen bir sosyal deney, platformun algoritmasındaki potansiyel önyargıları gözler önüne sererken, içerik üreticileri için oyunun kuralları tamamen değişmiş durumda. İşte 2025’in son çeyreğinde LinkedIn algoritmasında neler olup bittiğine dair kapsamlı bir bakış.

“Erkek Profil” Deneyi ve Algoritma Önyargısı İddiaları

Aralık ayı başında patlak veren en büyük tartışma, bir grup kadın girişimcinin başlattığı #WearThePants deneyi oldu. Platformdaki erişimlerinin düştüğünü fark eden kullanıcılar, profillerindeki cinsiyet ayarını “Erkek” olarak değiştirdiklerinde ne olacağını test ettiler.

Sonuçlar şaşırtıcıydı:

  • Bazı kullanıcılar, sadece cinsiyet değişikliği sonrası gönderi erişimlerinde %200’ün üzerinde artış rapor etti.
  • İçerik stili değişmemesine rağmen, algoritmanın erkek profilleri daha geniş kitlelere yaydığı iddia edildi.

LinkedIn cephesi, algoritmanın cinsiyet, yaş veya ırk gibi faktörlere göre sıralama yapmadığını kesin bir dille reddetse de, bu durum yapay zeka modellerinin eğitim verilerindeki örtük önyargıları (bias) yeniden tartışmaya açtı. Bu durum, teknoloji devlerinin veri kullanımı konusundaki hassasiyeti artırıyor. Hatırlarsanız, Microsoft LinkedIn verilerinizi yapay zekayı eğitmek için kullanacak haberimizde, platformun verilerinizi nasıl işlediğine dair yeni kuralları aktarmıştık. Bu tür veri odaklı algoritmaların, toplumsal önyargıları “istemeden” de olsa kopyaladığı teorisi güçleniyor.

LinkedIn Artık Yeni TikTok mu?

2025 algoritma güncellemesinin en belirgin özelliği, video içeriğin mutlak hakimiyeti.

  • Dikey Video: LinkedIn, mobil kullanımın artmasıyla birlikte dikey, kısa formatlı videolara (Shorts/Reels tarzı) büyük öncelik veriyor.
  • İstatistikler: Sektör raporlarına göre, video görüntülemeleri bir önceki yıla göre %36 artış gösterdi.
  • Metin vs. Video: Sadece metin içeren gönderiler, etkileşim oranlarında ciddi düşüş yaşarken; “kameraya konuşulan” samimi iş videoları altın çağını yaşıyor.

Platformun bu hamlesi, sosyal medyanın genelindeki “TikToklaşma” trendinin bir parçası. Benzer bir hamleyi rakip platformlarda da görüyoruz; örneğin TikTok DM sesli not özelliği ile mesajlaşma alanına girerken, LinkedIn de video alanına agresif bir giriş yaptı.

“Zombi Gönderiler”: Eskiler Neden Geri Dönüyor?

Eskiden bir gönderinin ömrü 24 saatti. Şimdi ise akışınızda “2 hafta önce” paylaşılmış bir gönderiyi en tepede görebilirsiniz. Bunun nedeni algoritmanın “Yenilik” (Recency) yerine “Alaka Düzeyi” (Relevance) ve “Sürdürülebilir Etkileşim”e odaklanması.

Eğer bir gönderi, paylaşıldıktan günler sonra bile yorum almaya ve tartışma yaratmaya devam ediyorsa, algoritma bunu “değerli içerik” olarak etiketliyor ve tekrar tekrar dolaşıma sokuyor. Bu da “viral olma” kavramını anlık bir patlamadan, zamana yayılan bir etkileşime dönüştürüyor.

Yeni Algoritmada Hayatta Kalma Rehberi

Eğer LinkedIn’de görünürlüğünüzü korumak istiyorsanız, 2025 kurallarına adapte olmalısınız:

  1. Dış Linklere Veda Edin: Gönderi metninde başka bir siteye link verirseniz, algoritma erişiminizi kısıtlar. LinkedIn, kullanıcıların platformda kalmasını istiyor.
  2. Yapay Zeka İçeriklerine Dikkat: Tamamen AI tarafından yazılmış gibi duran, ruhsuz ve jenerik metinler “kalitesiz içerik” filtresine takılıyor. Pinterest’in AI içeriklerini azaltma hamlesine benzer şekilde, LinkedIn de “özgün insan sesi” arıyor.
  3. Yorumlar Altın Değerinde: “Tebrikler” gibi kısa yorumlar yerine, tartışma başlatan uzun yorumlar gönderiyi yukarı taşıyor.
  4. İlk 60 Dakika Kuralı: Gönderiniz yayınlandıktan sonraki ilk bir saat içinde gelen etkileşim, kaderini belirliyor.

Bunları da Okuyun

Techneiro Analizi

LinkedIn’in bu radikal değişikliği, B2B pazarlamanın da B2C kurallarına (eğlence, hız, görsellik) boyun eğdiğinin en net kanıtıdır. “Wear The Pants” deneyi ise algoritmik şeffaflık konusunda Microsoft’un başını ağrıtmaya devam edecek gibi görünüyor. Profesyoneller için artık sadece “uzman olmak” yetmiyor; aynı zamanda “iyi bir yayıncı” olmaları da bekleniyor. Bu durum, içine kapanık uzmanlar için dezavantaj yaratabilirken, kamera önünde rahat olan yeni nesil profesyoneller için büyük bir fırsat kapısı aralıyor.

Teknoloji dünyasındaki en son yenilikleri ve özel incelemeleri kaçırmamak için Techneiro.com‘u takipte kalın.

İlgili Gönderiler

Amazon’un God of War Dizisi İçin Çekim Tarihi Sızdırıldı: İşte Beklenen Zaman!

ibrahim

Samsung’un 2nm Rüyası: Üretim Verimliliği Yıl Sonuna Kadar %70’e Çıkacak mı?

ibrahim

 Microsoft Build 2025’ten Öne Çıkan 5 Yenilik: Web’den Buluta AI Devrimi!

ibrahim

Bir Yorum Bırakın