
Bir OpenAI Mühendisi Anlatıyor: Şirketin Perde Arkasındaki Sırlar ve Kaos
Dünyanın en önemli yapay zeka (AI) şirketinin içinde çalışmak nasıl bir duygu? OpenAI‘de bir yıl geçiren eski mühendis Calvin French-Owen, 15 Temmuz’da yayınladığı uzun ve ifşaatlarla dolu bir blog yazısıyla, bu roket gemisinin içindeki sırları ve kaosu gözler önüne serdi. French-Owen’in anlattıkları, dışarıdan titiz bir planlamayla yönetildiği düşünülen şirketin aslında; hızlı büyümenin getirdiği kaos, yapıdan çok hıza önem veren bir liyakat sistemi ve Apple’ı bile kıskandıracak bir gizlilik kültürüyle işlediğini ortaya koyuyor.
Kendi girişimini sattıktan sonra Mayıs 2024’te OpenAI’e katılan ve Haziran 2025’te ayrılan mühendisin anlattıkları, modern bir teknoloji devinin nasıl işlediğine dair çarpıcı bir tablo çiziyor.
Her Şeyin Kırıldığı “Hiper Büyüme”
French-Owen’a göre, OpenAI’ı anlamak için bilinmesi gereken ilk şey, şirketin ne kadar hızlı büyüdüğü.
“Katıldığımda şirket 1.000’den biraz fazlaydı. Bir yıl sonra 3.000’i geçti ve ben kıdem olarak en üst %30’daydım.”
Silikon Vadisi’nde “hiper büyüme” olarak bilinen bu patlama, genellikle bir şirketteki her şeyi kırar: iletişim, ekip yapıları, işe alım ve ürün planlaması… Ancak tüm bu kaosa rağmen OpenAI, ChatGPT ve Codex gibi devrimci araçları piyasaya sürmeye devam ediyor. Peki nasıl?
Her Şey Slack Üzerinden Yürüyor: E-postanın Ölümü
French-Owen’e göre, şirketin tüm operasyonu tek bir iletişim aracı üzerinden yürüyor: Slack.
“Her şey, ama her şey Slack üzerinden yürür. E-posta diye bir şey yok. Orada geçirdiğim süre boyunca belki 10 e-posta almışımdır.”
Bu, kritik kararların, teknik dokümantasyonun, tartışmaların ve hatta liderlik direktiflerinin bile, hızla akan ve geçici sohbet dizilerinde gerçekleştiği anlamına geliyor. Eğer kilit bir mesajı kaçırırsanız, bir ürün lansmanını bile kaçırabilirsiniz.
Plânsızlık ve “Mini Yöneticiler”: Fikirler Nasıl Doğuyor?
Dışarıdan bakanlar OpenAI’nin titiz, uzun vadeli planlarla çalıştığını varsaysa da, French-Owen gerçeğin çok daha dağınık ve doğaçlama olduğunu söylüyor.
“İlk geldiğimde, bir sonraki çeyreğin yol haritası hakkında sorular sormaya başladım. Aldığım cevap şuydu: ‘Böyle bir şey yok’.”
Yukarıdan aşağıya bir ana plan yerine, fikirler, kendi inisiyatifleriyle hareket etmeye teşvik edilen bireysel araştırmacılardan ve mühendislerden aşağıdan yukarıya doğru filizleniyor. “Bir eylem yanlılığı var (sadece yapabilirsiniz),” diye açıklıyor. Bu çabalar, umut vaat ettikçe etraflarında hızla ekipler oluşuyor. Bu ortamın, her biri kendi projesinin “mini yöneticisi” gibi davranan araştırmacıları güçlendirdiğini belirtiyor. Ancak bu aynı zamanda gereksiz tekrarlara da yol açıyor: “Lansman için karar vermeden önce ortalıkta dolaşan 3-4 farklı Codex prototipi olmalı.”
Gizlilik Kültürü: Çalışanlar Haberleri Basından Öğreniyor
Bu yoğun çalışma kültürü, derin bir gizlilik perdesiyle örtülmüş durumda. Mühendislerin projelerini şirket dışında detaylı olarak tartışmalarına izin verilmiyor. Bilgi, farklı Slack çalışma alanlarında, katmanlı izinlerle sıkı bir şekilde bölümlere ayrılmış. French-Owen, bazen şirket içindeki çalışanların bile yeni ürünleri ilk olarak medyadan öğrendiğini belirtiyor:
“Basında çıkan ve henüz şirket içinde duyurulmamış haberleri düzenli olarak görürdüm.”
Bu gizlilik sadece fikri mülkiyeti korumakla ilgili değil. Aynı zamanda, hükümet düzenleyicileri, rakipler ve sosyal medyadaki eleştirmenlerin her adımı izlediği, yapay zekaya hükmetmek için verilen bu yüksek riskli küresel yarışta anlatıyı kontrol etmekle de ilgili.
“Twitter Havasıyla” Yönetilen Şirket
Belki de en şaşırtıcı ifşaat, OpenAI’nin sosyal medyadan, özellikle de X’ten (eski adıyla Twitter) ne derece etkilendiği.
“Eğer OpenAI ile ilgili viral olan bir tweet atarsanız, birinin bunu okuyup dikkate alma ihtimali yüksektir. Bir arkadaşım şaka yollu, ‘bu şirket twitter havasıyla (vibes) yönetiliyor’ demişti.”
Geleneksel yol haritalarının olmadığı bir şirkette, viral trendler ve kamuoyu duyarlılığı, bir sonraki adımda neyin inşa edileceği konusunda güçlü bir sinyal görevi görebiliyor.
Calvin French-Owen’in bu yazısı, belirsizlik, hız ve gizlilikle büyüyen bir organizasyonun iç yüzünü ortaya koyuyor. Burası, parlak fikirlerin herhangi bir yerden çıkabildiği ama aynı zamanda bir Slack ileti denizinde kaybolabildiği bir yer. Burası, yapay zekanın geleceğini yedi haftada inşa edebileceğiniz ama bunu hiçbir plan, e-posta ve belki de hiç uyku olmadan yapacağınız bir yer.
Bir teknoloji devinin bu kadar kaotik ama bir o kadar da üretken bir yapıda olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu çalışma kültürü sürdürülebilir mi? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Teknoloji devlerinin perde arkası ve yapay zeka dünyasının iç dinamikleri hakkındaki en son analizler için techneiro.com‘u takip etmeye devam edin!