TV ve Filmler

Gişe Rekortmeni Filmlerin Bilinmeyen 12 Devam Filmi

Gişe Rekortmeni Filmlerin Bilinmeyen 12 Devam Filmi

Sinema dünyasında bir film gişede büyük başarı yakaladığında, stüdyoların ilk refleksi genellikle hikayeyi devam ettirmek olur. Bazı devam filmleri, orijinali kadar hatta ondan daha fazla ses getirirken (Örneğin: The Godfather Part II veya The Dark Knight), bazıları tarihin tozlu raflarında kaybolmaya yüz tutar. Sektör kaynaklarından SlashFilm’de yayınlanan kapsamlı bir araştırma, birçoğumuzun varlığından bile haberdar olmadığı, ancak aslında gişe rekortmeni “hit” filmlerin devamı niteliğinde olan 12 yapımı gün yüzüne çıkardı.

Sam Stone tarafından hazırlanan bu detaylı liste, sadece kötü filmleri değil, aynı zamanda pazarlama hataları, oyuncu değişiklikleri veya zamanlama sorunları yüzünden gözden kaçan yapımları da içeriyor. Bir teknoloji ve kültür analisti olarak, bu “hayalet” devam filmlerinin neden yapıldığını ve neden unutulduğunu detaylarıyla inceledim.

İşte varlığından muhtemelen haberdar olmadığınız o 12 devam filmi ve detayları:

1. French Connection II (1975)

1971 yapımı efsanevi “The French Connection” filmi, polisiye ve gerilim türüne getirdiği gerçekçilikle sinema tarihine geçmişti. Ancak pek çok izleyici, Gene Hackman’ın ikonik karakteri Popeye Doyle’un hikayesinin 1975’te devam ettiğini bilmez. 20th Century Studios tarafından dağıtılan bu filmde Doyle, uyuşturucu baronu Alan Charnier’i yakalamak için Marsilya’ya gider. İlk filmin 41.1 milyon dolarlık başarısının yanında, bu devam filmi 12 milyon dolarla sönük kalsa da, kendi içinde tutarlı bir yapım olarak kabul edilir.

2. Airplane II: The Sequel (1982)

“Airplane!” (Çılgın Pilot), spoof/parodi türünün atası sayılır. İlk filmin devasa başarısı üzerine Paramount Pictures, “Airplane II: The Sequel”ı hızla devreye soktu. Bu sefer olay örgüsü bir uçakta değil, Ay kolonisine giden ticari bir uzay mekiğinde geçiyor. Ted Striker (Robert Hays) karakteri geri dönse de, orijinal yaratıcı ekibin (ZAZ: Zucker, Abrahams ve Zucker) yokluğu filmde hissediliyor. William Shatner’ın da yer aldığı film, ilk filmin zekasını yakalayamadı.

3. The Sting II (1983)

Paul Newman ve Robert Redford’un başyapıtı “The Sting” (Belalılar), tarihin en iyi “soygun/dolandırıcılık” filmlerinden biridir. Ancak Universal Pictures, yıllar sonra “The Sting II” adıyla bir devam filmi çekti. Orijinal kadronun yerini Jackie Gleason ve Mac Davis’in aldığı bu yapım, ne eleştirmenlerden ne de izleyiciden beklediği ilgiyi görebildi ve orijinal efsanenin gölgesinde tamamen kayboldu.

4. Staying Alive (1983)

“Saturday Night Fever” (Cumartesi Gecesi Ateşi), John Travolta’yı bir süperstar yapmıştı. Devam filmi “Staying Alive” ise ilginç bir şekilde Sylvester Stallone tarafından yönetildi. Tony Manero karakterinin Broadway’de tutunma çabasını anlatan film, müzikal anlamda zengin olsa da, ilk filmin dramatik derinliğinden uzaklaşmasıyla eleştirildi. Yine de listedeki diğer filmlere kıyasla finansal olarak fena sayılmayan bir performans sergiledi.

5. 2010: The Year We Make Contact (1984)

Stanley Kubrick’in “2001: A Space Odyssey” filmi bilim kurgunun zirvesi kabul edilir. Bu başyapıta bir devam filmi çekmek cesaret işidir. Arthur C. Clarke’ın devam romanından uyarlanan “2010: The Year We Make Contact”, Jüpiter görevindeki gizemi ve HAL 9000’in akıbetini konu alıyor. Kaynak metne göre bu film, aslında “şaşırtıcı derecede sağlam bir devam filmi” ve “izlemeniz gereken, değeri bilinmemiş bir bilim kurgu”. Roy Scheider’in başrolünde olduğu yapım, Kubrick vizyonundan yoksun olsa da hikayeyi başarıyla tamamlıyor.

6. Caddyshack II (1988)

Chevy Chase ve Bill Murray ile özdeşleşen ilk “Caddyshack”, golf komedilerinin şahıdır. Warner Bros. imzalı devam filmi ise orijinal kadronun çoğunun projeyi reddetmesiyle “Caddyshack II” olarak karşımıza çıktı. Jackie Mason’ın başrolü üstlendiği ve “uyumsuz golfçülerin” seçkin kulüp üyelerine karşı mücadelesini anlatan film, ilk filmin büyüsünü yakalamaktan çok uzaktı.

7. The Two Jakes (1990)

Roman Polanski’nin kara film klasiği “Chinatown”, Jack Nicholson’ın Jake Gittes performansıyla hafızalara kazınmıştı. Yıllar sonra Nicholson, hem yönetmen koltuğuna oturdu hem de başrolü üstlenerek “The Two Jakes”i çekti. 1948 Los Angeles’ında geçen hikaye, zina ve cinayet sarmalını konu alıyor. Orijinal filmin efsanevi statüsüne ulaşamasa da, Nicholson’ın performansı için izlenmeye değer nadir devam filmlerinden biri.

8. An American Werewolf in Paris (1997)

“An American Werewolf in London”, korku ve komediyi harmanlayan kült bir klasiktir. Yıllar sonra gelen “Paris” versiyonu ise, CGI teknolojisinin (o dönem için) getirdiği yenilikleri kullanmaya çalışsa da, ilk filmin pratik efektlerinin yarattığı dehşeti ve mizahı yakalayamadı. Walt Disney Studios Motion Pictures dağıtımıyla çıkan film, maalesef kült statüsüne erişemedi.

9. Blues Brothers 2000 (1998)

John Belushi’nin trajik kaybından sonra “The Blues Brothers”a devam filmi çekmek riskliydi. “Blues Brothers 2000”, Dan Aykroyd’u geri getirse de, orijinalin anarşik ruhunu PG reytingi (aile dostu sınıflandırma) ile yumuşattığı için eleştirildi. Müzikal performanslar ve efsanevi müzisyenlerin katılımı (Battle of the Bands sahnesi) filmi kurtarmaya çalışsa da, izleyiciler için “olmasa da olurmuş” dedirten bir yapım oldu.

10. Dirty Dancing: Havana Nights (2004)

Patrick Swayze ve Jennifer Grey’in ikonik filminin ardından Lionsgate, hikayeyi Küba’ya taşıdı. “Dirty Dancing: Havana Nights”, aslında orijinal hikayenin birebir devamı olmaktan ziyade, aynı temayı farklı bir coğrafyada işleyen bir yapımdı. Devrim öncesi Küba atmosferi ilgi çekici olsa da, ilk filmin yarattığı kültürel etkiyi yaratamadı.

11. Son of the Mask (2005)

Jim Carrey’nin “The Mask” (Maske) filmindeki enerjisi, filmi tek başına sırtlamıştı. New Line Cinema yapımı “Son of the Mask” ise Carrey olmadan bu başarıyı tekrarlamaya çalıştı. Jamie Kennedy’nin başrolünde olduğu film, Tim Avery karakterinin Maske’nin güçlerine sahip bir bebekle baş etme çabasını anlatıyor. Film, eleştirmenler tarafından yerden yere vuruldu ve “gereksiz devam filmleri” listelerinin vazgeçilmezi oldu.

12. Basic Instinct 2 (2006)

Sharon Stone’un Catherine Tramell rolüyle sinema tarihine geçtiği “Basic Instinct” (Temel İçgüdü), erotik gerilim türünün zirvesidir. 2006’da gelen devam filmi, Stone’u geri getirmesine rağmen, “daha fazla cinsellik, daha iyi film demektir” yanılgısına düştü. Kaynak metinde belirtildiği gibi, “sadece genel bir nahoşluk hissi” veren film, Sharon Stone’un kariyerini canlandırmak yerine, sönük bir final yapmasına neden oldu.

Techneiro Analizi

Techneiro olarak bu listeyi analiz ettiğimizde, Hollywood’un “Marka Yönetimi” konusundaki ısrarını ve risklerini net bir şekilde görüyoruz. Listede dikkat çeken temel örüntü, yaratıcı kadronun dağılmasıdır.

  1. Yaratıcı Vizyon Eksikliği: Airplane II ve Caddyshack II gibi örneklerde, orijinal filmi başarılı kılan yönetmen ve yazarların projede yer almaması, ruhun kaybolmasına neden olmuştur. Teknoloji dünyasında da benzer bir durum, vizyoner kurucusu ayrılan start-up’ların kimlik bunalımına girmesine benzetilebilir.
  2. Zamanlama Hatası: The Two Jakes veya Blues Brothers 2000 gibi filmler, orijinalinden çok uzun süre sonra (16-18 yıl) vizyona girmiştir. Bu süre zarfında izleyici kitlesi değişmiş, kültürel kodlar farklılaşmıştır.
  3. İstisnalar: Listede 2010: The Year We Make Contact ayrı bir yerde duruyor. Kaynak metinde de belirtildiği gibi, Kubrick gibi bir dehanın gölgesinde kalmasına rağmen, kendi ayakları üzerinde durabilen, teknik açıdan yetkin bir “hard sci-fi” örneğidir.

Sonuç olarak, bu liste bize bir markanın isminin tek başına başarıyı garantilemediğini, “içerik kalitesi” ve “doğru zamanlamanın” her şeyden önemli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Teknoloji dünyasındaki en son yenilikleri ve özel incelemeleri kaçırmamak için Techneiro.com‘u takipte kalın.

İlgili Gönderiler

Band of Brothers Gibi 12 Efsane Savaş Dizisi: İzleme Listene Ekle!

ibrahim

2000’lerin En İyi Bilim Kurgu Filmleri Sıralaması

ibrahim

Squirrel Girl Kimdir? Güçleri ve Hikayesi Hakkında 10 Gerçek

ibrahim

Bir Yorum Bırakın